YENİ ÇALIŞMA REJİMLERİ

SAV KATKI E-DERGİ

ON BİRİNCİ SAYI İÇİN ÇAĞRI METNİ

Katkı E-Dergi, on birinci sayısının temasını “yeni çalışma rejimleri” olarak belirledi. Kapitalizmin yıkıcılığını en çok gösterdiği iki alan kuşkusuz ki, doğanın kendisi ve emeğiyle geçinen insanların zorla çalıştırıldıkları işbölümüdür. Platon’dan Marx’a, zorunluluklar alanı içinde ifade edilen çalışma fikri üzerinden özgürlüğün nerede başladığı/başlayacağı sorusu hep tartışılmıştır. Ancak modernleşmeyle birlikte çalışma, sanayi çağında yaşamın zorunlu maddi temellerini üretmek ve yeniden üretmek olarak toplumsal hayatın merkezine yerleşmiştir. Kapitalist üretim tarzının gelişimi, esas olarak makineleşmenin yaygınlaşması şeklinde gerçekleştiği için çalışmanın niteliği değişime uğramıştır.

 

Marx’ın, “belli bir metayı üreten özel türdeki emeğin, farklı işçiler arasında bölünmüş bir dizi yalın ve koordineli işlemler halinde parçalanması” olarak tanımladığı işbölümü, üretim tarzına uygun kurallarla biçimlenmiş ve kapitalizmde emeğin üretkenliği arttıkça işçi sınıfı, giderek kendine yabancılaştığı çalışma rejimleriyle donatılmıştır. Kapitalizmin devamlılığı açısından emek gücünün denetimi, gelişen yeni çalışma biçimlerine de yön vermiştir. Bu şekilde çalışma, kapitalist düzenin yıkımıyla doğanın dışına savrulan, yeni pandemik mekanlarıyla ve tekdüzeleşmiş bir süreklilik içinde yeni sıfatlarıyla yabancılaşmanın verimli tarlasına dönüşmüştür. Bu tarlada dolaşan her fani “Biz kimiz? Nerede ve neyi yaşıyoruz?” sorularıyla yüzleşirken, “ne yapmalı” sorusu tekrar ve tekrar sorgulamanın şah damarını işaret ediyor. Kapitalist emek süreçlerinin nasıl dönüştüğü, her biri birer meta forma dönüşen toplumsal ilişkilerin ve artı değeri gizleyen sömürünün biçimlerini anlamayı sağlayacaktır.

 

Bu tartışmaların bütününü kapsayacak şekilde yeni çalışma rejimlerini, bu rejimlerin emeğe dayattıklarını ve kapitalizmin yükselen yeni duvarlarını bu sayıda tüm toplumsal düzeyleriyle birlikte anlamaya ve işlemeye davet ediyoruz.

 

Ayrıca değerlendirilmek üzere tema dışı yazılara da açık olduğumuzu; amacımız gereği doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin yazılarına öncelik verdiğimizi tekrar belirtmek isteriz.

Mayıs 2021’de yayınlanacak on birinci sayı için, yazarların 15 Nisan 2021 tarihine kadar yazılarını göndermeleri gerekmektedir. Bu tarihten sonra gönderilecek yazılar maalesef hakemli dergi prosedürü gereği değerlendirme dışı kalacaktır.

Makaleler dergi web sayfasında elektronik dosya halinde ve tek cilt basılı olarak yayınlanacaktır. Derginin yayın dili Türkçedir. Makaleler Word belgesinde hazırlanıp sav@katki.org adresine gönderilecektir. Gönderilecek makalelerin ön değerlendirmeye alınabilmesi için, Dergi Yayın Kurulu tarafından belirlenen yazım kurallarına uygun olarak hazırlanmış olması şartı aranır. Makale özetlerinin (Türkçe ve İngilizce), makale bilim alanları bilgisinin ve anahtar sözcüklerin makale kapağında yer alması gerekmektedir.

Yazılarınızı heyecanla bekliyoruz. Gösterdiğiniz tüm destek ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,

 

Sayı Editörleri

 

KOMÜN

ÖZEL SAYI İÇİN ÇAĞRI METNİ

Jean Vautrin, “Halkın Sesi” adlı romanında Paris barikatlarından birinde şöyle bir diyalog aktarıyor:

– Bu, devrim mi?

– Öyle gibi görünüyor.

– Kiminle çarpışıyoruz?

– Henüz bilmiyorum canım.

– Ama anne, kime karşı dövüşüyoruz?

– Nereden bileyim? Ama günde üç kuruşluk ücrete karşı! Dört franklık tereyağına karşı! Açlık ve adaletsizlikle geçen yıllara karşı dövüşüyoruz!”

Evet, 1871 baharında Paris komüncüleri, Fransız burjuvazisine ve işgalcilere karşı sokakları direniş alanına çevirmiş ve kapitalist sömürge tarihinin içinde ilk işçi hükümetini ilan etmişti. 18 Mart 1871’de Paris’te başlayan olaylar, 28 Mart 1871’de “komün”ün ilanı ve 72 günlük doğrudan yönetim modeli ile işçi sınıfının mücadele tarihinde ilk özyönetim deneyimi olarak yerini alacaktı. Lenin’in ifadesiyle; “İlk proleter devrim, ilk -kuşkusuz eksik ve dayanıksız- proletarya diktatörlük biçimi, ilk sosyalist hükümet” kurulmuştu.

28 Mayıs 1871’de Paris komünü yenildi. Ama Paris komünü ruhu, sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya özlemi kuranların bilincinde her zaman yerini ve çekiciliğini korudu. Öyle ki, kendisinden sonraki bütün devrimci hareketleri etkiledi. 1917 Ekim Devrimi’nde, Doğu Avrupa, Uzakdoğu Asya, Latin Amerika devrimlerinde, bugün Rojava devriminde ve süre gelen Zapatista, Topraksızlar gibi toplumsal hareketlerin karakterinde onun ruhunu ve mirasını görmek mümkündür.

Bugün, Paris Komünü’nden yaklaşık 150 yıl sonra, hala kapitalist toplumsal ilişkilerin hüküm sürdüğü akıl almaz bir çağda yaşıyoruz. Bu koşullarda, komünal-kollektif fikirleri tartışmak, dayanışma biçimlerini örgütlemek ve kendimize bir çıkış yaratmak artık daha güncel ve yakıcıdır. Ve Paris komünarlarının direnişi, fikirleri, eylemleri kapitalist barbarlıktan kurtuluş için bize hala bir çıkış sunuyor.

Katkı E -Dergi olarak, bu tarihsel olayı ve Parisli komüncüleri özel bir sayısı ile onurlandırma ihtiyacı hissettik. En başta tarihsel ve güncel çeşitli biçimleriyle Paris Komününü ele alan ve inceleyen her türlü metne, sonrasında kuramsal ve tarihsel olarak Komün deneyimlerini, bu kapsamdaki güncel tartışmalara açık olduğumuzu ve bu alanda çalışma yapan bütün değerli arkadaşlarımızı katkı vermeye davet ettiğimizi belirtiriz.

 

Makale Çağrısı: 1 Ocak 2021

Makale Son Gönderim: 31 Mart 2021

Sayı Çıkış Tarihi: 28 Mayıs 2021

Saygılarımızla

 

Katkı E-Dergi Yayın Kurulu